Paylaşmak istediğim ne varsa…
Yıl 2004, aylardan Ağustos, yazın keyifli günleri… O diğerine, diğeri öbürüne söyledi derken 14 kişilik koca bir grup (Avşa Grubu: Aygül, Aysun, Burak, Deniz, Erdem, Ertuğrul, Esra, Ömer, Özge, Nevzat, Nilüfer, Yusuf Ç., Yusuf G., Zeynep) Avşa’da buldu kendini. Hayatımın en keyifli tatiliydi, 3 güncük olmasına rağmen. Deniz, güneş, yağmur, kumsal, şarap, dans, müzik her [...]
Bugünlerde geçmiş yokluyor beni kendini hatırlatanlar ve hatırlananlarla. Tuhaf bir duygu mazi med-cezirleri. Çocukluk günlerime gidiyorum, ilk gençlik yıllarıma, İstanbul’u ilk kez karış karış arşınladığım zamanlara… Siyah güller, ak güller geliyor aklıma… … Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur Bir mumun ardında bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallar da durur Zambaklar [...]
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...