Mustafa Denizli, Şampiyon Yap Bizi!

2 Haz 2009 Kategori: Berezilya.com

Beşiktaş ve taraftarları çifte kupanın sarhoşu bugünlerde. Yüzüncü yıldan sonra anca yüzü gülen Beşiktaşlılar, bunu en çok Mustafa Denizli’ye borçlu…

Mustafa Denizli’nin takımın başına getirildiği günlerde çok endişeliydim; ama bu, Hoca’ya güvenmediğimden değil, yönetime güvenmediğimdendi. “Sorun Keşke Teknik Direktörde Olsa” diye yazmıştım o zaman; çünkü yönetimin gereken davranış biçimini gösterebileceğine inanmıyordum. Ancak Denizli’nin otoritesi, Yıldırım Demirören yönetimin yanlışlarıyla başarıyla baş etti. Daha az konuşan, teknik direktörünün işine müdahil olmayan ve yapması gerekenleri yapan bir yönetim, altıncı yılda iki kulvarda birden şampiyonluğu gördü.

Dün akşam Rüştü Reçber, konuk olduğu bir programda anlatıyordu; “Hoca’nın dediklerinin gerçekleştiğini gördükçe, onun etrafında kenetlendik.” Taraftarın Beşiktaş’a inanması ve oyuncuların kendilerine inanması biraz zaman almıştı belki ama, görünen o ki oyuncuların Mustafa Denizli’ye inanması ve güvenmesi çok kısa sürede olmuştu. İlk yarıyı altıncı sırada, liderin 6 puan gerisinde 28 puanla kapatan Beşiktaş’ın ikinci yarıyı 71 puanla şampiyon olarak bitirmesinde hiç şüphesiz ki bu inancın etkisi vardı.

Bugün bazı gazetelerde şöyle bir haber çıktı; Mustafa Denizli, Demirören’e çok yorulduğunu ve devam etmek istemediğini söylemiş. Saatlerce süren görüşmenin ardından Denizli, 1 yıllık daha sözleşmeye zorla ikna edilmiş. Haber daha çok yeni, doğruluk payını bilemiyorum; ancak gerçek olması da şaşırtmaz beni. Denizli bu başarıyı yakalayamamış olsa, çoktan yeni hoca arayışları başlamış, belki de yeni biri getirilmiş bile olabilirdi. Yönetimler, istedikleri zaman teknik adamlara güle güle diyebiliyorsa, bir teknik adam benden bu kadar niye demesin. Türkiye’de yapabileceğini yapan ve belki de en büyük hayallerinden birini gerçekleştiren Mustafa Hoca, devam etmek istemiyorum demiş de olabilir elbette. Ancak “Mustafa Denizli Şampiyon Yap Bizi” diye bağıran taraftarın ondan beklentisi çok daha fazla.

“Beşiktaşlıyız, Beşiktaşlı
Anlayamaz kimse bu aşkı
Bekçisiyiz kopsa kıyamet
Siyah-Beyaz bize emanet”

diyerek, başta Mustafa Hoca olmak üzere taraftarına çifte kupa sevincini yaşatan Beşiktaş’ın tüm teknik ekibini ve oyuncularını kutluyor, Kartal’a Şampiyonlar Ligi’nde başarılar diliyorum.

Orjinal sayfanın linki: Berezilya.com
Berezilya.com / 02 Haziran 2009

Şundan Bundan

2 Haz 2009 Kategori: Karalamalar

Yazacak yine çok şey birikti, neden vakit ayıramıyorum, neden yazamıyorum ayrı bir yazı konusu belki de. Ancak böyle kafamda çok şey birikince, en azından kısa kısa da olsa bir iki satır karalama ihtiyacı hat safhaya ulaşıyor…

Beşiktaş şampiyon oldu! 6 yıl aradan sonra gelen şampiyonluk sevindirdi. Şampiyonluğa dair bir yazı uçuşuyor kafamda, bu ara kaleme alacağım. Bir de Mustafa Denizli ile röportaj yapmak istiyorum ama şimdilik durum umutsuz…

Beşiktaş’ın şampiyonuk kutlamalarının ardından tv’de zap yaparken EuroSport’ta MotoGP’ye rastladım. Canlı ekrana gelen yarışın son turlarıydı, Kenan Sofuoğlu da yarışıyordu. Sofuoğlu kardeşlerin ismini çok duymuşluğum var, Kenan’ın kardeşlerinin talihsiz ölümleri içimi acıtmıştır hep. Ancak motor tutkunu olduğunu bildiğim bu kardaşlerden hiçbirinin yarışını izlememiştim daha önce, hatta daha önce hiç MotoGP izlememiştim. Kanalı açtığımda Kenan, Amerika’daki yarışta üçüncü sırada rakiplerini kovalıyordu. Yarışın heyacanına kapıldım ve takılıp kaldım. Bitime iki tur kala ikinciliğe yükselen Kenan, son turda da öyle bir atakla rakibini geçti ki gözlerime inanamadım. İlk izlediğim MotoGP’de kıyasaya bir çekişme, heyecan dolu son dakikalar ve ülkemizi temsil eden Kenan Sofuoğlu’nun şampiyonluğunu görecekmişim. Yarış sonunda Kenan’ı alkışlarken buldum kendimi. Tebrikler Kenan Sofuoğlu’na!

MotoGP’den sonra da bir hentbol maçına takıldı gözüm, 10-15 dakika keyifle izledim. Lisedeki takımımızı yad ettim. Bu arada Beşiktaş’ın hentbol takımı da bu sene çifte kupa kaldırmış, helal olsun!

Berezilya.com, Habertürk’ün Blog 11′ine girdi.
www.htspor.com/Blog.aspx


Spordan siyasete geçelim…
Son zamanda AKP hükümetinin yaptıkları iyice çileden çıkarıyor beni, benim kadar apolitik bir insan bile siyasete mi girmeli ne yapmalı diye düşünmeye başladı. Hatta son günlerdeki en favori “esprim”: Ergenekon diye bir örgüt varsa katılmak istiyorum, beni bulsunlar!

İşte Ben :)

nam-ı diğer allyays
Yaşımın kaç olduğunun bir önemi yok, içimdeki çocuk dört nala at koşturuyor, hatta bazen ben ona yetişmekte zorlanıyorum.. İş derseniz öyle birkaç kelimeyle anlatamam ama Engin Medya'da çalışıyorum. Okula gelince, tezimi yazmayı başarır başarmaz yüksek lisans bitecek ve muhtemelen daha sonra da doktoraya başvurup ardından pişman olacağım.(:


Keyifli Anlardan Keyifli Kareler

Hmmm olmuş muyum? bakışı :)