Paylaşmak istediğim ne varsa…
Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır. Televizyon izlerken birilerine bakıp da “Ya bu adam bu sığlıkla nasıl buralara kadar gelebilmiş” diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı? Onlara bakıp “Bu cahillik, kendini bilmezlik nasıl [...]
Uzun zaman oldu yine bir şeyler karalamayalı, bazen böyle oluyor… Bugün iki yazı var paylaşmak istediğim; ama benden değil.Birini Yılmaz Özdil yazmış, diğeri ise posta kutuma düştü bir araştırmayla ilgili. Ara sıra bu şekilde sevdiğim, beğendiğim yazılara kendi blogumda yer vermeyi seviyorum… Yakında ben de yazacağım (; Önce Yılmaz Özdil’in yazısı: Fener helallik almazsa… O [...]
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...