Paylaşmak istediğim ne varsa…
Akşam çıktım işten, her zamanki gibi Osmanbey metronun yolunu tuttum, yorulmuşum, sıkılmışım, bir bıkkınlık üzerimde, durağa vardım, metro gelse de bir an önce binip gitsem diyorum. Arka taraftan birilerinin konuşmaları geliyor, algıda seçicilik olsa gerek konu futbol olunca dikkatimi çekiyor, ama kısa sürede başka şeyler geçmeye başlıyor aklımdan, o sırada metro geliyor. Akşam saati yine [...]
Yurdum belediyelerinin fuzuli işlerini artık kanıksadık. Sürekli bozulup bozulup yeniden yapılan yollar hayatımızın bir parçası haline geldi. Etrafta kazılmış bir yol, yeniden döşenen kaldırımlar, niye tekrar asfaltlandığı anlaşılmayan caddeler görmediğimiz gün, kıyamet mi kopacak acaba diye şüphelenebiliriz. Söz konusu şehir İstanbul olduğunda bu yapboz oyununa bir de yeni çözümler oyunu ekleniyor. İstanbul’un yeni trafik çözümlerine [...]
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...