Paylaşmak istediğim ne varsa…
Deepman says: Sadece ben uyanmalıyım yaz gecelerininin sabahında Ben uyuyakalmalıyım tatlı anılarını dinlerken Delice vurulduğum gözlerin için nefes almayım sadece Rüzgarda dağılan saçlarını sadece ben düzeltmeliyim Ben bilmeliyim dudaklarındaki ıslak öpücüklerin ateşini Ve sadece ben silmeliyim gözbebeklerindeki gözyaşlarını Ve sadece ben sevmeliyim seni delicesine Seni sevmenin bedeli cehennemde sunulsa bana Ben sadece senin için ölmeliyim…
Seni her geçen gün daha çok seviyorum. İçimi tatlı bir huzur ve kocaman bir mutluluk kaplıyor seni düşündükçe. Büyüdükçe büyüyen dev bir sevgi bu. Nedeni de apaçık ortada aslında. Sen beni, ben olarak sevdin. Bir başka ben yaratmaya çalışmadın benden. Olduğum gibi, doğrularımla, yanlışlarımla, hatalarımla, ne isem o halimle, yargılamadan… Meşhur soru: “Kadınlar ne ister?” [...]
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...