Büyük Usta Attila İlhan Anısına…

25 Şub 2007 Kategori: Karalamalar

Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksunSevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih’te yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

 

Belki haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyorNe vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin…

 

11 Ekim 2005

8 Eylül 2004 Anısına

25 Şub 2007 Kategori: Karalamalar

İlk ne zaman duydum ismini? Hatırlamıyorum…
İlk ne zaman gördüm resmini? Hatırlamıyorum…
Bir gün telefonda konuştuk. Hatırlıyorum; ama ne zamandı? Hatırlamıyorum…
Sonra bir gün MSN’de konuşmaya başladık…
İlk ne zaman karşılaştık? Hatırlıyorum: 19 Ağustos 2004 Perşembe
İlk ne zaman duyulmaya başladı aşkın sesleri? Biliyorum: Avşa Macerası Günleri…
“Yağmurda ıslandık…
Denizde eğlendik…
Sahilde sabahladık…
Sabaha karşı denize girdik…
Kumsal, güneş, uyukladık…
Hep yanımda o vardı!
Çok eğlendim, çok mutluydum, herşey çok güzeldi…
Ufak yakınlaşmalar bu günlerde başladı!”
Sonra?
Sonra, bir gün, bir anda elimde buldum elini: 8 Eylül 2004 Çarşamba
O hala kabul etmese de elimi tuttuğunu, o serin Eylül akşamının en sıcak anıydı bu!
1 yıl, 12 ay, 365 gün, bilmem kaç saat, bilmem kaç dakika… Az mı çok mu bilemiyor insan. Öyle anlar var ki sanki saliseler kadar kısa, öyle anlar var ki asırlar kadar uzun. Ondan ayrı geçirdiğim tüm zamanlara baktığımda çok mu çok uzun; ama o yanımdayken geçen tatlı dakikaları düşününce ne kadar da çabuk geçmiş zaman.
Hayatıma girip, bana mutluluk, keyif, huzur ve gülücükler getiren canım şımarığım; gözlerimin içini güldürdüğün, aynaya baktığımda mutlu bir surat görmemi sağladığın, kendimi iyi hissettirdiğin, yaşamıma anlam kattığın, varlığınla hayatımı renklendirdiğin için sonsuz teşekkürler.
 

İYİ Kİ VARSIN!!!
Gece gözlerimi kapatıyorum, aklımdasın
Sabah gözlerimi açıyorum, aklımdasın
Her an düşüncemde, her an yanımdasın
Hayatımda iyi ki varsın!

08 Eylül 2005

 

allyays kimdir?

Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...


Keyifli Anlardan Keyifli Kareler

karlarda yuvarlanmak çoooookkk keyifli...