Kış ayları, televizyonun çok daha fazla izlenildiği zamanlar kuşkusuz. Yazın gelmesiyle birlikte ekran karşısında daha az vakit geçirmeye başlıyoruz. Böyle olunca da televizyon kanalları birçok program ve dizinin bugünlerde son bölümlerini yayınlıyor. Bazı diziler tamamen, bazılarıysa sezon finali yaparak sadece yaz boyunca ekranlara veda etmekte. Ancak buna rağmen, yaz akşamlarını renklendirmek, tatile gidemeyenleri mutlu etmek için yeni başlayan diziler de var. Yapımcılar yaz sezonunda daha çok gençleri düşünmüş olmalı ki yeni dizilerde gençlik teması ön plana çıkıyor.

Dün akşam (07 Haziran Perşembe), Kanal D (Euro D) ekranlarında ikinci bölümünü izlediğimiz Kavak Yelleri, diğerleri arasından sıyrılıyor. İlk gençlik günlerini yaşayan dört gencin hikayesini konu alan dizi, Dawson’s Creek’e benzerliğiyle de dikkat çekiyor. 1999-2004 yılları arasında, 6 sezon boyunca yayınlanan Amerikan’ın gençlik dizisi Dawson’s Creek’te de küçük bir sahil kasabasında yaşayan bir grup gencin, yetişkinliğe uzanan yolculukta başlarından geçenler anlatılıyordu.

Daha önce de çeşitli Amerikan dizilerinin uyarlamalarını ya da farklı versiyonlarını ekranlarımızda izlemiştik. (Yeter Anne – Mother&Son, Aslı ile Kerem – Dharma&Greg, Dadı – The Nanny vs.) Hatta yayınları devam eden, bu sezonun yeni dizilerinden Duvar (The OC) ve Doktorlar (Grey’s Anatomy) da uyarlama dizilerden. Bu durumda Kavak Yelleri’nin de Dawson’s Creek’ten esinlenmiş olması bizi şaşırtmadı. Dizi, Türkiye’nin yapısına, kültürüne, koşullarına uygun olarak yeniden şekillendirilmiş olmakla birlikte, Amerikan versiyonundan birebir alınan sahneleri de oldukça fazla. Dawson’s Creek’i izleyenler, gençlerin kasabanın nehrine atlama sahnesini ve kasabaya yeni gelen kız Jen’in taksiden inme sahnesini hatırlayacaklardır…

Kavak Yelleri’nde başrollerde İbrahim Kendirci (Deniz – Dawson’s Creek’in Dawson’ı), Pelin Karahan (Aslı – Dawson’s Creek’in Joey’si), Dağhan Külegeç (Efe – Dawson’s Creek’in Pacey’si) ve Aslı Enver’i (Deniz – Dawson’s Creek’in Jen’i) izliyoruz. Hepsi de orijinal dizideki kahramanlara yakın tipler olarak seçilmeye çalışılmışlar. İçlerinden Dağhan Külegeç’i, Hırsız-Polis dizisinden ve reklamlardan da tanıyoruz. Son dönemde yıldızı parlayan genç oyuncu, bu dizideki rolünde de başarılı olacak gibi gözüküyor.

Dawson’s Creek 6 sezon boyunca devam etmiş ve gençlerin hayatındaki birçok değişikliğe, sorunlarla nasıl baş ettiklerine, birçok aşkına, üniversite yıllarına tanık olmuştuk. Hatta Dawson’un tutkusu olan sinema dünyasındaki ilerleyişini, Joey’in başarılarla dolu üniversite hayatını izlemiştik. Bakalım Kavak Yelleri’ndeki Aslı, Deniz, Efe ve Mine’nin hayatlarını nereye kadar takip edeceğiz?

Bu arada dizinin jenerik müziği de çok keyifli bir şarkı. Jenerikte ve dizi içerisinde sık sık duyduğumuz Hele Bir Gel şarkısı Pinhani’ye ait.

Keyifli seyirler…

Orjinal sayfanın linki: www.tum.tv
Tüm TV / Blog / 08 Haziran 2007

İlk Merhaba

8 Haz 2007 Kategori: Engin TV

Şu an sayfalarında gezindiğiniz internet sitemiz yayına başlayalı kısa bir süre oldu. Ben, sizlere ilk merhabayı demek için ise şimdi fırsat bulabildim. İlk merhaba vesilesiyle, televizyona ilk kez merhaba dediğimiz günlere kısa bir dönüş yapmak istiyorum.

Yaşım, televizyonun olmadığı günleri hatırlamama imkan vermiyor; ancak tek kanallı siyah-beyaz günlerini hatırlıyorum. İstiklal Marşı ile açılıp kapanan TRT kanalı hafızama kazınmış adeta. Sonra, eve ilk renkli televizyonun geldiği günü hatırlıyorum; ama daha da önemlisi ilk özel televizyon kanalının yayına başladığı günü. Ciddi TRT ekranından cıvıl cıvıl Magic Box Star 1 ekranına geçmiştik bir anda. O günlerin üzerinden yıllar geçti, artık televizyon kanallarını sayamaz olduk. Kanallar çeşitlendi, programlar çeşitlendi, televizyon evimizin bir üyesi haline geldi. Öyle ki izlemesek bile açıyoruz; kenarda görüntüler aksın dursun…

Her şeyin son hızla değiştiği ve tüketildiği bir çağda yaşıyoruz. Bu değişim ve tüketim zincirine televizyon programları da dahil. Biz daha bir trendi yakalamadan bakıyoruz yerini yenisi almış. Hatırlarsınız mutlaka; bir dönem yarışma programları istila etmişti kanalları, sonra “ev dikizleme” programları, şimdi de jürili ve ünlü isimlerin yarıştığı programlar almış başını gidiyor. Bir de dinmek bilmeyen dizi fırtınası var. Süper Baba, Şehnaz Tango, Baba Evi gibi “masum” dizilerin üzerine o kadar çok dizi çekildi ki, bu saydıklarımı asırlar önce izlemiş gibiyiz. Töre dizileri mi istersiniz, sitcom’lar mı, gençlik dizileri mi yoksa derin devlet dizileri mi? Her türde en az 3-5 örnek sayılabilir bir çırpıda. Herhangi bir kanalda, herhangi bir dizi başarılı olmaya görsün, diğer kanallarda da pıtırak gibi çoğalan benzerlerini izlemeye başlıyoruz.

Dizilerin en sıkı takipçileriyse kadınlar. Gerçi son dönemde Kurtlar Vadisi’nin oluşturduğu dizi izleyicisi erkek kitle dolayısıyla Sağır Oda, Köprü, Hacı gibi “erkek dizileri” de arttı. Ancak nasıl spor programlarını izleyen kadınların sayısı erkeklere yetişemezse, diziler için de bunun tam tersi söz konusu.

RTÜK’ün (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) “Kadınların Televizyon İzleme Eğilimleri”ni araştırdığı anketin sonuçları kısa bir süre önce açıklandı. 21 ilde 4 bin 86 kadının katıldığı anketin sonuçlarına göre, televizyondaki programlar arasında kadınlar tarafından en çok yerli diziler izleniyormuş. En çok izlenen dizinin ise ATV’de yayınlanan Sıla olduğu ortaya çıktı. Ancak ilginç bir nokta var: “Yerli dizilerde en beğenmediğiniz hususlar nelerdir?” sorusuna, ankete katılanların yüzde 35.2’si “şiddet içeren konular”, yüzde 20.1’i “töre ve ağalı konular” yanıtını vermiş. Bu ne yaman çelişki böyle demeden edemiyor insan. Yalnız beni çok daha şaşırtan bir sonuç daha var ankette: “Kadınların yüzde 45.6’sı TV izlediği için ailesini ihmal ettiğini düşünüyor”muş. Çelişkili, enteresan bir milletiz vesselam. Ancak bu anketin sonuçlarının kesin olarak gösterdiği bir şey var ki, o da televizyondaki dizi fırtınası yakın zamanda dinmeyeceği.

Bu durumda günlük hayatımızda bu kadar yeri olan diziler üzerine konuşmamak, yazmamak olmaz. Bundan böyle bu sayfalarda ağırlıklı olarak diziler ve televizyonda yayınlanan sinemalara değineceğim. Siz de paylaşmak istediklerinizi bana yazabilirsiniz elbette.

Keyifli seyirler…

Orjinal sayfanın linki: www.tum.tv
Tüm TV / Blog / 24 Mayıs 2007

allyays kimdir?

Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...


Keyifli Anlardan Keyifli Kareler

caria