Yeni Macera “Gizemli Denizlerde”

19 May 2011 Kategori: Karalamalar

Eğlence, macera ve komedi unsurlarını bir araya getiren başarılı serinin devamı “Gizemli Denizlerde”, vizyonda…

Bu yazın en çok konuşulan, en çok izlenen, en çok hasılat elde eden filmlerinden biri olmaya aday Karayip Korsanları: Gizemli Denizlerde (Pirates of the Caribbean: On Stranger Tides) vizyona girdi.

Serinin dördüncü filmi olan Gizemli Denizlerde, ünlü yazar Tim Powers’ın On Stranger Tides adlı romanından uyarlandı. Johnny Depp’in her zamanki gibi Kaptan Jack Sparrow’u canlandırdığı filmin senaryosunu bile okumadan kabul ettiği biliniyor.

Yeni macerada sinemaseverleri yine güçlü mizah duygusu, yüksek heyecan ve adrenalinle birlikte olağanüstü görsellik bekliyor. 3D olarak da izlenebilecek film kullanılan mekanlar, dekor, kostüm ve özel efektlerle izleyenlere bir kez daha görsel bir şölen yaşatacak gibi gözüküyor.

“SİYAH İNCİ’NİN LANETİ”NDEN “GİZEMLİ DENİZLERDE”YE
Karayip Korsanları ile 2003’te, Siyah İnci’nin Laneti ile tanıştık. Okyanusların özgür ruhlu korsanı Kaptan Jack Sparrow’un maceralarının çok kısa sürede ciddi bir takipçisi kitlesi oluştu. Ancak meraklılarının ikinci film için 2006 yazını beklemesi gerekti. Beklenene de değdi ve Ölü Adamın Sandığı tüm dünyada rekorlar kırdı. Hemen ardından 2007′de gösterime giren Dünyanın Sonu da seyirci ve hasılat rekorları serisini sürdürdü.

Karayip Korsanları fanatikleri Dünyanın Sonu’nun serinin de sonu olup olmadığını merak ediyordu. Ancak o günlerde dedikodular serinin devam edeceğine işaret etmişti. Aradan geçen uzun süre Sparrow severlerin umutlarını kırsa da dört senenin sonunda beklenen gün geldi.

19 Mayıs’ta vizyonda girecek olan Gizemli Denizlerde’de Kaptan Jack Sparrow’un yolu geçmişten gelen bir kadınla kesişiyor . Esrarengiz Angelica ile karşılaşan Sparrow, Angelica’nın onu Gençlik Pınarı’na ulaşmak için kullanan acımasız bir dolandırıcı olup olmadığından şüphe eder. Onu efsanevi korsan Kara Sakal’ın gemisi “Kraliçe Anne’in İntikamı” ile savaşmaya zorladığında, Jack kendini bir kez daha hiç beklenmedik bir maceranın içinde bulur. Kara Sakal’dan mı yoksa gizemli bir geçmişleri olan Angelica’dan mı daha çok korkmalıdır?

KORSAN JOHNNY
Johnny Depp’in Siyah İnci’nin Laneti’ndeki korsan tiplemesi bazı eleştirmenler tarafından beğenilmemişti. Yürüyüşü, tavırları, örgülü saçları, altın dişi vs. olumsuz eleştirilere konu olmuştu. Ancak bu yorumların yersizliğinin anlaşılması çok sürmedi. Üçkağıtçı, eğlenceli, esprili, umursamaz, zaman zaman saçmalayan, özgür ruhlu, çapkın ve yakışıklı Jack, sinemaseverler tarafından çok sevildi. Johnny Depp, Ölü Adamın Sandığı’ndaki oyunculuğu ile Oscar’a da aday gösterildi. Tarihe geçecek bir karakter yarattığını düşünen Depp de oynadığı bu rol ve ona kazandırdıklarından oldukça memnun.

Deli dolu korsan Sparrow, bakışı, gülüşü, esprileri, kıvrak zekası ve kendine has tarzıyla filmin en keyifli karakteri. Başını beladan kurtaramayan korsanımızın en önemli özelliklerinden biri her zaman bir planının olması. Hatta öyle ki bir planı yokken dahi bile bir planı var Kaptan Jack’in. Ayrıca çok şanslı olduğu da ortada, her zaman bir kedi gibi dört ayak üzerine düşüyor.

KAN DEĞİŞİMİ
Serinin ilk üç filminde Johnny Deep kadar Orlando Bloom ve Keira Knightley de öne çıkan isimlerdi. Onların yer almadığı bu filmde yeni isimler İspanya’nın en büyük aktrislerinden Penelope Cruz ile Deadwood dizisiyle birlikte ismi duyulan lan McShane. Bloom ve Knightley’nin yokluğu filme kan mı kaybettirecek yoksa bu kan değişimi iyi mi gelecek merak ediliyor.

Jerry Bruckheimer’ın yapımcılığını, Rob Marshall’ın yönetmenliğini üstlendiği filmde; intikam peşindeki Kaptan Hector Barbossa’yı tecrübeli aktör Geoffrey Rush, Kaptan Jack’in uzun zamandır yoldaşı olan Joshamee Gibbs’i Kevin R. McNally, gözüpek misyoner rolünü Sam Claflin ve gizemli denizkızı rolünü ise Astrid Bergès-Frisbey canlandırıyor.

Yeşilyurt “Yaşanası”yurt

13 May 2011 Kategori: GezTozYaz

Bu sene bahar gelmemek de ısrarlı, havalar tam ısındı derken tekrar serinliyor. Büyük ihtimal birden yaza geçiş yapacağız; ancak siz arada bahar havasını yakalamayı başarırsanız, mutlaka yolunuzu Yeşilyurt’a düşürün.

Geçen sene 23 Nisan’daki üç günlük tatili nasıl değerlendirsek diye düşünürken, arkadaşlardan gelen “Kazdağları’na gidelim” önerisine “tamam” dedik. Kazdağları’na gidecektik de nerede kalacaktık? Son yıllarda popülaritesi artan Yeşilyurt bizim de ilgimizi çekti ve kalacak yer aramaya başladık. Nereyi arasak dolu, tatil zamanlarında haftalar öncesinden rezervasyon yaptırmak gerekiyormuş; neyse ki şansımız yaver gitti ve güzel bir yer bulduk. Ancak sizin aklınızda bulunsun, işinizi şansa bırakmayın ve rezervasyonunuzu önceden yaptırın.

Yeşilyurt küçük, sevimli ve huzur dolu bir yer. İsmi gibi yeşillikler içerisinde, havasını söylemeye zaten gerek yok, yüksek yerlerindeyken keyifle izleyeceğiniz bir deniz manzarasına sahip. Köydeki tüm evler taş ev; Yeşilyurt’un mimari yapısını korumak için evlerin dış cephesinin taş olması şartı kanunla korunuyor. Son yıllarda bölgeye olan talep hızla artmasına rağmen, o keyifli ve huzurlu ortamın bozulmaması için çapa sarf ediliyor.

Sakin ve dingin bir ortamda huzur bulmak, dinlenmek ve arınmak istiyorsanız Yeşilyurt bahar aylarının en güzel rotalarından biri. Alpler’den sonra dünyanın en fazla oksijen üreten Kazdağları’na ise yaklaşık 1 saat uzaklıkta. Oraya kadar gitmişken elbette Kazdağları Milli Parkı’na da gidin ve bol oksijenli bir dağ yürüşü yapın.

Hazır Oradayken
-    Cuma günü orada olursanız, Yeşilyurt’un pazarına mutlaka uğrayın ki taze ve doğal sebze ve meyvenin tadını çıkarın.
-    Zeytinyağı Müzesi’ni gezin ve zeytinyağı alın.
-    Komşu köy Adatepe’ye gidin.
-    Küçükkuyu Limanı’na inin ve balık ziyafeti yapın.
-    Hasan Boğuldu göleti ve Sutüven Şelalesi’ni görün.

allyays kimdir?

Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...


Keyifli Anlardan Keyifli Kareler

Tanz'da biz...