Paylaşmak istediğim ne varsa…
Zaman hızla akıp gidiyor, ne zaman geriye dönüp baksam hayrete düşüyorum. Canım aşkımla tanışmamızın üzerinden 5 yıl, evlenmemizin üzerindense 1 yıl geçti.
19 Ağusos 2004′te birbirimizi ilk gördüğümüzde, bugünlere geleceğimizi düşünemezdik bile. Aradan hemen hemen 4 yıl geçtikten sonra bir baktık ki “entresan” bir koşturmacının içindeyiz. (“Entresan” diyorum çünkü gerçekten evliliğe hazırlık sürecini anlatacak başka kelime bulamıyorum.) Ve sonra…
23 Ağustos 2008 Cumartesi günü, saatler 14.00′ü gösterirken “evet”lerimizi söylemek üzere nikah memurunun karşısındaydık. Ve işte artık evliydik! Gerçekten evli miydik? İlk günler sık sık “biz gerçekten evli miyiz, evlendik mi şimdi” diye soruyordum kendime, bazen de Yusuf’a. Artık daha az soruyorum bu soruyu ama hala zaman zaman düşünüyorum gerçek mi bu diye.
Canım aşkımla aynı evi, aynı yatağı, aynı güzellikleri, aynı dertleri, aynı kaygıları, aynı mutlulukları paylaşmaktan o kadar mutluyum ki! Kendi kendime bu mutluluğum sonsuz olsun diyorum (:
Evlilik aşkı öldürmemeli, evlilik keyifli, huzurlu, mutlu olmalı diyor, buna inanıyor ama bir taraftandan da korkuyordum; ya olmazsa, ya aksini savunanlar haklı çıkarsa diye. Ancak şimdi yanılmadığımı görmek büyük bir keyif veriyor bana. Her şey doğru insanda gizli.
Karşınızdaki doğru kişiyse eğer, gerçekten birbirinizi seviyor, anlıyor, saygı duyuyor, değer veriyorsanız; o zaman evlilik hayatınıza daha fazla keyif, huzur, mutluluk katıyor.
Ben doğru insanı bulduğum, o insanla mutluluğu yakaladığım için çok şanslıyım. Bu yüzden “iyi ki geldin, iyi ki varsın ve iyi ki eşimsin!” diyorum canım bi’taneme.
Seni çok seviyorum aşkların en tatlısı!
Birlikte geçireceğimiz her bir yıl, bir öncekinden daha güzel olsun…
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...
burcu özkök
Ağustos 24th, 2009 at 12:41
Sana çok mahcubum canım arkadaşım ama inan ki bu mutluluğunu anlattığın yazıyı okumak çok keyif verdi bana… Mutluluğunuzun hep daim olması dileğiyle… nice 23 Ağustos’lara…
Melis
Ağustos 24th, 2009 at 12:47
canım benim ne güzel anlatmışsın, insana umut veriyorsun evlilik aşkı öldürmüyor, o size bağlı diyerek. mutluluğun bir ömür olsun.
allyays
Ağustos 24th, 2009 at 14:42
Teşekkür ederim ikinize de. Umarım sizler de doğru insanla mutlu bir evlilk yaparsınız da “evlilik aşkı öldürüyor” diyenlere inat, kocaman “mutlu, evli ve aşık” bir grup oluruz (:
turgay ortaç
Ağustos 24th, 2009 at 19:29
Ortaç ailesi olarak mutluluğunuzun devamı dileğiyle….
allyays
Ağustos 25th, 2009 at 8:24
Teşekkür ederiz, sizin de…
Gözenli Ailesi :)
Murat Koçuk
Ağustos 25th, 2009 at 10:31
Mutluluğunuzun daim olmasını dilerim canım.
Yazdıklarını okurken çok keyif aldım, inşallah 10. 20. 30. … seneleri de böyle güzel, içten ve sevgi dolu kutlarsın.
İkinizi de öpüyorum,
Sevgiler
Murat
allyays
Ağustos 25th, 2009 at 13:53
Muratcım teşekkür ederim, biz de seni öptük ;)