Paylaşmak istediğim ne varsa…
Son günlerde Kanal 1’in yayın akışı daha fazla dikkatimi çekmeye başladı. Kanal 1 yayınlamaya başladığı yeni yeni birçok programın yanı sıra, vizyon filmlerinden seçmelerle de televizyon karşısında geçirilecek zaman için iyi bir alternatif oluşturuyor.
Bir süre öncesine kadar eski dizilerin ve programların tekrarlarıyla dolu bir yayın akışına sahip olan Kanal 1, yeni bir yapılanma süreciyle birlikte bünyesine birçok önemli isim kattı ve birçok yeni program yayınlamaya başladı.
Kanalın önemli transferlerinden biri Fatih Altaylı. 31 Aralık’tan beri Kanal 1 Ana Haber, Fatih Altaylı yönetiminde her gün saat 18.45’te ekrana geliyor.
Kanalın yeni dizilerinden biri ise Aşkım Aşkım. Daha önce Kanal D’de yayınlanan ve keyifli bir komedi olan Aşkım Aşkım’da yine Emel Sayın ve Mehmet Ali Erbil’i başrollerde izliyoruz. Dizinin yeni bölümleri her pazartesi akşamı bizi güldürmeye devam edecek.
Akademi Türkiye’nin yeni sezonu da Kanal 1’de başlıyor. Öykü Sertel’in sunumuyla ekrana gelecek Akademi Türkiye, bu kez de başarılı isimlere okul olabilecek mi, yarından (11 Ocak Cuma) itibaren izleyip göreceğiz.
Metin Uca’nın sunduğu Pasaporala da yeni bölümleriyle ve yeni yüzüyle yeniden bizimle. Hafta içi her gün ekrana gelen yarışmda 90 kişi büyük ödül için kıyasıya rekabet ediyor.
Kanalın dikkat çeken transferlerinden bir diğeri ise spor medyasının tanınan isimlerinden Cem Yılmaz. Cem Yılmaz ile Spor, sporseverlerin takip edebileceği programlar arasında yer alıyor.
Daha yazabileceğim birçok program var. Ancak tüm bunları yazarken kafama bir soru takıldı, sizinle onu paylaşmak istiyorum. Tüm bu bahsettiğim isimler ve programlar gerçekten belli bir başarıya ulaşmış kişiler ve yapımlar. Fakat insan ister istemez şu soruyu soruyor: Neden yepyeni programlar, diziler değil de eskiden başarılı olmuş yapımların tekrarı tercih ediliyor? Aklıma gelen cevaplardan biri, “hazır yakalanmış bir başarı vardı, ondan biz de payımıza düşeni alalım” düşüncesi. Ama bu çok riskli bir yaklaşım, sonu hayalkırıklığı da olabilir, dikkat etmeli. Diğer bir cevap ise; o kadar çok şey yapıldı ki yapacak yeni bir şey bulamıyorlar. Umarım böyle değildir elbette, çünkü böyle ise diyebileceğim tek bir şey var: Eyvah!
Tüm bunlarla birlikte elbette tamamen yeni programlar da var: Tarihin Arka Odası, Hayatımın Fırsatı, Güzel 1 Gün… gibi. Bu programlarla ilgili bilgilere hem bizim program tanıtımlarımızdan hem de Kanal 1’in kendi web sitesinden ulaşabilirsiniz. Bir de en başta yazdığım gibi, Kanal 1’de hemen hemen her akşam bir ya da birden fazla ilgi çekici film ekrana geliyor. Sinemaseverlere Kanal 1’de hangi filmler var diye ara sıra göz atmalarını öneririm.
Keyifli seyirler…
Orjinal sayfanın linki: www.engin.tv
Engin TV / Blog / 10 Ocak 2008
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...
Yorum Yaz