Paylaşmak istediğim ne varsa…
Doğan Yayın Holding’in her yıl düzenlediği “DYH Buluşma”, bu yıl “Geleceğin Kısa Tarihi” başlığıyla 17-18 Ocak tarihlerinde gerçekleşti. Cuma günkü forumda, dünyanın üst düzey medya yöneticileri medyanın geleceği üzerine konuştu.
Geleceğin Kısa Tarihi forumunda; yaklaşık 40 ülkede televizyon ve radyo izleyici kitlesini ölçen, reklam bilgileri ile medya araştırma hizmeti veren, Amerika merkezli, Nielsen Media Research’ün Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı Robert L. McCann, The New York Times Company Regional Media Group’un Başkan ve İcradan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mary Jacobus, Berlin merkezli gazete grubu Axel Springer AG’nin İcra Kurulu Başkanı Peter Würtenberger, Avrupa’nın lider, dünyanın önde gelen ‘basılı-sesli-online’ multimedia rehber operatörlerinden İtalya merkezli SEAT Pagine Gialle Spa’nın İcra Kurulu Başkanı Luca Majocchi, Reuters’in Genel Müdürü Tony Donovan ve Google Video EMEA’in Video Ortakları Bölüm Başkanı Patrick Walker’ı kendi alanlarında geleceğin medyasını değerlendirirken dinledik.
Peki, medyanın dünya çapında önemli bu isimleri bizi nelerin beklediğinden bahsettiler. Öncelikle birkaç ilginç tespitten bahsetmek istiyorum. Televizyonun insan hayatına girdiği ilk zamanlardan bugüne daha çok mu daha az mı tv karşısında vakit geçiriyoruz dersiniz? Elbette daha çok; Amerika’da 1950’de 4,35 saat olan hane halkı bazında tv izleme oranı, 2006’da 8,14 saati bulmuş. Türkiye’de ise bu oran hemen hemen 5 saat. Yaşasın Amerikalılardan daha az tv izliyoruz diye sevinesi geliyor insanın. Bu arada televizyonun internetle birlikte izlenilirliği azalıyor, gençler daha az tv izliyor diye düşünenlerdenseniz yanılıyorsunuz. İnternete rağmen gençler tv izlemeye devam ediyorlarmış, son 5 yılda gençler arasında tv izleme oranı yüzde 220 artmış. Bu arada kanal sayısı da her geçen gün artıyor ama insanların izledikleri toplam kanal sayısı yine de sınırlı. Amerika’daki 104 kanalın 15-16’sı yoğun bir şekilde izleniyormuş, bizde de bu sayının 8-10’u geçmediğini düşünüyorum. Bu kanallarda en çok ne izleniyor derseniz, dünyadaki trendin ülkemizden çok farklı olmadığını, ilginin senaryolu yapımlar yani diziler üzerinde yoğunlaştığını görüyoruz. Amerika’da reytingleri alt üst eden “American Idol” yarışma programını, bizim de çok iyi bildiğimiz Lost, Hereos, CSI gibi diziler takip ediyor. Bu arada Robert L. McCann hemen belirtiyor: Senaryolu yapımlarda Hollywood’daki grev dolayısıyla sıkıntı yaşanıyor.
Son günlerde reklamlarına daha çok rastlamaya başladığımız dijital kayıt cihazlarının önümüzdeki yıllarda hızla yaygınlaşması bekleniyor. Kısa bir süre içerisinde Türkiye’deki dijital kayıt cihazına sahip olma oranının yüzde 30’u bulacağı tahmin ediliyor. Bu ne demek oluyor derseniz, cevap basit; tv karşısında geçen daha çok zaman. Evde olmadığımız ya evde olsak bile tv izleyemediğimiz tüm zamanlarda basacağız kayıt tuşuna ve izlemek istediğimiz ne varsa, artık kanal tekrar yayınlasın diye beklemeden, müsait bir vaktimizde izleyebileceğiz.
Dijital dünya bizi dört bir taraftan saracak. Haberleri cep telefonundan izleyeceğimiz, kahvaltı ederken gazetede okuduğumuz bir haberi, işe giderken cep telefonumuzdan okumaya devam edeceğimiz, gazetede okuduğumuz herhangi bir şeyle ilgili ekstra bilgi almak istediğimizde ufak bir kod yardımıyla cep telefonundan bu bilgilere ulaşabileceğimiz, tv yayın akışlarını kendi keyfimize göre düzenleyebileceğimiz günler hiç de uzak değil.
Orjinal sayfanın linki: www.engin.tv
Engin TV / Blog / 23 Ocak 2008
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...
Yorum Yaz