Paylaşmak istediğim ne varsa…
Aşkıma sorarsınız çok gevezeyim, bana sorarsanız orta karar bi konuşkanım, benim 5, 10 hatta 100 katım daha çok konuşanları tanıyorum (: Geçen akşam eve gelirken asansörde bir şeyler anlatmaya başladım, kapıya geldik hala anlatıyorum tabii, elimde anahtar konuya devam ediyorum; aşkım dayanamayıp en sonunda “kapıyı açmayı unuttu yaaa, hadi açmayacak mısın?” dedi. Aslında iki işi [...]
ATV’nin yeni dizisi Mahşer dün akşam başladı. Daha önce Mahşer’i merakla beklediğimi yazmıştım. Beklenen gün geldiğinde, tam vaktinde televizyonun karşısında yerimi aldım ve ‘yerli 24’ü baştan sona 2 saat boyunca izledim. Bir 24 tutkunu olarak, Mahşer’in ilk bölümünün bende nasıl bir izlemin bıraktığı duygusunu tek kelimeyle ifade edecek olursam: tuhaf. Tabii ki sadece tuhaf deyip [...]
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...