Paylaşmak istediğim ne varsa…
…
“Sen birtane olmak ne demektir bilir misin?.. Sen birtanesi olmak beni nasıl bağlar bilir misin? Sen birtane olmaya hazır mısın, layık mısın? Sen bir tane olmanın yükünü çekebilir misin?”
Birtane varsa hayatınızda, o hayatınızdır sizin… Yaşamınızın keyfidir. Hele güzel bir şey yaşadınız mı, ille de onu düşünürsünüz, “Burada olsaydı” diye… Onunla birlikte olmak güzeldir, ama beklemek de güzeldir ha…
Birtaneyi beklemek bir efsanedir… Keyiftir beklemek… Özlemle beklemek… Ama bir yandan da zulümdür…
Kapıda anahtarın her dönüşünde, telefonun zili her çaldığında, içinizde bir heyecan kıpırdar… “O mu?” diye… Her ‘değilmiş’ bir acı bırakır yüreğinizde… Sizi aramaktan başka günahı olmayana bile kızarsınız, “Niye o değil ki?”
Yok canım… Birlikte bir şey yapmak, bir şeyleri paylaşmak için değildir birtane… Sadece birlikte olmaktır… Onu yanında, yakınında hissetmektir, hatta evin başka odasında olsa, çok başka şeylerle uğraşsa… Onu hiç görmeseniz, duymasanız, dokunmadan, koklamadan saatler geçirseniz bile, onun sadece orada olduğunu hissetmeniz size mutluluk veriyorsa işte o zaman birtaneniz vardır…
…Ve başkaca şeyiniz de yoktur, artık… Onun için işte ‘birtane’ olmak, aslında büyük sorumluluktur…
Hıncal Uluç’tan Alıntı (11 Mart 2004′te yayınlanmış)
BENİM CANIM Bİ’TANEM VAR!!!
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...
Yorum Yaz