Paylaşmak istediğim ne varsa…
Kendini aramak, kendini bulmak, yalnız kalmak… istediğin bu değil miydi? Yoksa bu da erişemediğin zamanların bir kandırmacası mıydı? Yok, öyle olmamalı. Ama öylesine unutmuşsun ki bu anın tadı, keyfi ve yaşanılası yanını, korkuyorsun belki de. Korkma, korkmamalısın! Sensin bu, kabul etmeli, sevmeli, okşamalı, sarılmalı, kucaklaşmalısın bu senle. İşte, biliyorsun, buydu istediğin, hadi yaşa doya doya…
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...
Yorum Yaz