Paylaşmak istediğim ne varsa…
Dershanede çalışmak, rehber öğretmen olmak, 6. – 7. ve 8. sınıf öğrencileriyle uğraşmak, velilerine dert anlatmak, dertlerini anlamak, veliyi, öğrenciyi, öğretmeni, yöneticiyi anlamak, anlamlandırmak… tüm bunlar geride kaldı. Bu hafta sonu da mı işte geçecek, Ayşe derse zamanında girecek mi, Ahmet velileri arayacak mı, Melis bu sefer 90 net yapacak mı, sınavlar zamanında gelecek mi, [...]
Yazmayı severim, hep sevdim; yazdıklarımın okunmasını da. “Büyüyünce yazar olacağım” :) iddialıyım. Yazılarım, haberlerim, röportajlarım internette yayınlanmaya başladığı günden bu yana hep bu işi bir dergide yapmayı hayal ettim. Sanal dünyadan kurtulup, gerçek dünyaya geçmekti isteğim. Yazdıklarıma dokunabilmek, somut bir gerçek olarak orada görmek istiyordum. Böyle hisseden bir insanın bir dergide çalışma teklifi alması kadar [...]
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...