Paylaşmak istediğim ne varsa…
Türk pop müzik dünyasının alternatif seslerinden Göksel’in beşinci albümü “Ayda Yürüdüm” çıktı. Albüm birbirinden güzel on yeni Göksel şarkısı içeriyor. Göksel; “Çocukken kurduğum hayallerin peşine düştüm. Aklıma koymuştum bir kez; en iyi ihtimali gerçeğe çevirebilirdim. Dağları aştım, tehlikeli suları aştım. İçimdeki yabani otları kopardım, şarkı yaptım. Belki de, beni acıtan neyse işte onu unutmak için şarkı söyledim. Öyle mutlu oldum ki! Ayaklarım kesildi yerden, sanki Ay’da yürür gibi…” diyerek anlatıyor hissettiklerini. Bir önceki albümünde “arka bahçesini” bize açtıktan sonra, şimdi de ayda yürüyüşüne eşlik ettiriyor.
Göksel isminin depresyon ile bağdaşlaştırılmasından rahatsız oluyor musunuz?
Bazı oyuncuların üstüne yapışan roller gibi, ben de bir dönem bunun sıkıntısını yaşadım. Dördüncü albümüm “Arka Bahçem”den sonra,insanlar başka bir yönümü de fark etmeye başladılar. Bu albümümde enerjisi yüksek şarkılar çoğunlukta olduğu için o sayfayı tamamen kapatacağımızı düşünüyorum.
“Ayda Yürüdüm” bize pozitif bir Göksel’i mi tasvir ediyor?
Ayda yürümek benim için mutluluğun, hayallerini gerçeklestirmiş olmanın çocuksu anlatımı ve evet benim dünyaya pozitif bakan halimi tasvir ediyor.
Albümün çıkış parçası olarak neden “Yarabbi Şükür”ü tercih ettiniz?
“Yarabbi Şükür” albümde en sevdiğim şarkılardan biri, beni doğru anlatıyor, bunun yanı sıra dışarıdan gelen tepkileri ölçtüğümde, çıkış şarkısı için en uygun şarkı olduğuna karar verdim. Bu albümde özellikle çok sevdiğiniz bir şarkı var mı? Kardan Adamlar, Ayda Yürüdüm, Yabani Otlar, neredeyse hepsini sayacağım…
Göksel, Teoman, Manga üçlüsü “Taş Bebek” şarkısında bir araya geldi. Kimin fikriydi, benzer çalışmalar yine olacak mı?
Şarkının çıkış noktası, benim bir kadın olarak, kusursuz güzellik sendromuna gösterdiğim tepkiydi. Ferman ve Teoman bu şarkıda kendi cümleleriyle, bu kadın tribine erkek gözüyle yorum getiriyorlar. Ben yeni şeyler denemeyi, ortak projeler içinde yer almayı seviyorum, devamı gelecektir.
Yazmayı sever, gerçekten bir derdi varsa anlatmak istediği, bunu konuşarak değil de yazarak daha iyi yaptığını düşündüğü için eline kalemi almayı tercih eder. Evet, kalemi; çünkü hala bir tarafı teknoloji karşıtıdır. Klavyenin tuşlarını samimi bulmaz kara kalemi kadar. Ancak günümüz koşullarında teknolojiyle de barışık olmak lazım diyerek blog da yazar. İçindeki çocukla barışık bir hayat sürer, büyümeye karşı dirençlidir. Aşka inanır, sıradanlaşmaktan korkar, gülmeyi sever, mavi tutkunudur, denize bayılır, futboldan keyif alır, Beşiktaş'ı tutar, tipik bir balıktır, kararsızdır, özgürlükçüdür...
Yorum Yaz